Dünyanın hiçbir çağdaş ülkesinde biri doğal, diğeri askeri olmak üzere “çift başlı yargı” olmaz. Gelişmiş ülkelerde askeri mahkemelerin tek bir ilgi alanı vardır, o da askeri suçlarda disiplin cezası vermek.. Bizde ise, askerler Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin memurları değil de, ayrı bir devletin sahipleri gibi, hem Askeri Yargıtay, hem de Askeri İdare Mahkemesi var... Bu mahkemeler, özellikle askeri savcılar ne yaparlar merak ediyorum? Tek meşgaleleri askeri darbe ardından sıkı yönetim mahkemelerinde sivilleri yargılamak mı? Ege Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon önceki gün baştan sona siyasi bir konuşma yaptı... Askeri Ceza Kanunu'nun 148. maddesine göre askerler siyasi konuşma yapamaz. Yaparlarsa üç aydan birkaç yıla kadar bir ceza öngörülür. Ne ki, hiçbir askeri savcı görevini yapmıyor, askeriye kendi ceza kanuna uymuyor. Ondan sonra herkese nizam vermeye kalkışıyor. Böyle bir tutarsızlık, hukuk tanımamazlık olur mu? Demeci ile askeri ceza kanunu açıkca çiğneyen ve suç işleyen generalin sözlerinin içeriği ise bir başka alem. Kıbrıs konusunda kendi gibi düşünmeyen herkesi “vatan haini” ilan ediyor. General gibi düşünürsen “vatansever”, farklı düşünürsen “vatan haini”... Gerçekten Türkiye'nin cılkı çıktı. Ne hikmetse, Türkiye'de tüm suç işleyenler kendilerini “vatanseverler” ilan edip duruyor. Askeri Ceza Kanunu'nu ihlal ediyor ama vatansever... Susurlukçular da vatansever, susurluk çetesi içinde boğarak adam öldürenler de... Demokrasilerde asker savunma dışında siyasete bulaşmaz. Demokrasilerde kendi gibi düşünmeyeni vatan hainliği ile suçlama gibi bir ilkellik olmaz. Demokrasilerde hiç kimse kendini ölçü alıp, topluma nizam vermeye kalkmaz.. Ege Ordu Komutanı sadece askeri ceza kanunun çiğnemedi, askeri disiplini de ayaklar altına aldı. Genelkurmay birkaç zaman önce kendileri adına açıklama yapacakların listesini kamuoyuna duyurdu. Orada Ege Ordu Komutanı yok. Kutsal ilan edilen “askeri disiplin” nerede? O propaganda vesilesi edilen suyuna tirit bir kavram mı? Artık gerçekten gına geldi. Herkes haddini bilse iyi olacak.
Bizde ise, askerler Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin memurları değil de, ayrı bir devletin sahipleri gibi, hem Askeri Yargıtay, hem de Askeri İdare Mahkemesi var...
Bu mahkemeler, özellikle askeri savcılar ne yaparlar merak ediyorum? Tek meşgaleleri askeri darbe ardından sıkı yönetim mahkemelerinde sivilleri yargılamak mı?
Ege Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon önceki gün baştan sona siyasi bir konuşma yaptı...
Askeri Ceza Kanunu'nun 148. maddesine göre askerler siyasi konuşma yapamaz. Yaparlarsa üç aydan birkaç yıla kadar bir ceza öngörülür. Ne ki, hiçbir askeri savcı görevini yapmıyor, askeriye kendi ceza kanuna uymuyor. Ondan sonra herkese nizam vermeye kalkışıyor. Böyle bir tutarsızlık, hukuk tanımamazlık olur mu?
Demeci ile askeri ceza kanunu açıkca çiğneyen ve suç işleyen generalin sözlerinin içeriği ise bir başka alem. Kıbrıs konusunda kendi gibi düşünmeyen herkesi “vatan haini” ilan ediyor. General gibi düşünürsen “vatansever”, farklı düşünürsen “vatan haini”... Gerçekten Türkiye'nin cılkı çıktı.
Ne hikmetse, Türkiye'de tüm suç işleyenler kendilerini “vatanseverler” ilan edip duruyor. Askeri Ceza Kanunu'nu ihlal ediyor ama vatansever... Susurlukçular da vatansever, susurluk çetesi içinde boğarak adam öldürenler de...
Demokrasilerde asker savunma dışında siyasete bulaşmaz.
Demokrasilerde kendi gibi düşünmeyeni vatan hainliği ile suçlama gibi bir ilkellik olmaz.
Demokrasilerde hiç kimse kendini ölçü alıp, topluma nizam vermeye kalkmaz..
Ege Ordu Komutanı sadece askeri ceza kanunun çiğnemedi, askeri disiplini de ayaklar altına aldı. Genelkurmay birkaç zaman önce kendileri adına açıklama yapacakların listesini kamuoyuna duyurdu. Orada Ege Ordu Komutanı yok. Kutsal ilan edilen “askeri disiplin” nerede? O propaganda vesilesi edilen suyuna tirit bir kavram mı?
Artık gerçekten gına geldi. Herkes haddini bilse iyi olacak.
21 Ocak 2004, Çarşamba