Kimi gazeteler artık ana haber bültenlerindeki ünlü anchorman’lerin izlenme oranlarını vermeye başladı. Sözkonusu anlı şanlı anchorman’lerimiz malum ATV’de Mehmet Barlas, Show TV’de Ali Kırca, Star’da Uğur Dündar ve Kanal 1’de Fatih Altaylı. Kimin sunduğu ana haber daha fazla izleniyor? yani hangi kanal büyük paralarla transfer ettiği anchorman sayesinde daha fazla reklam gelirine kavuşuyor? Ülkemizde son yirmi yılın şöhret kültürünün haberciliğe sızdığı son nokta bu. Kitlelerin bu ünlü simalara karşı güçlü antipati ve sempati duygularının olduğu varsayılıyor. İzleyicinin bu kişilerin ardından bir kanaldan diğerine sürükleneceği üzerine kuruluyor tüm planlar. Belki de haksız sayılmazlar, ne de olsa bu kişiler karizmatik hem de gazetecilik deneyimleri var. Burada haberin içeriği ve özünden çok, nasıl sunulduğu önem kazınıyor. Anchorman’ler için Türkçe’yi duru, anlaşılır ve doğru konuşmak önemli değil hatta tam aksine kimisi yanlış vurguları, yanlışlıkları ve gaflarıyla yaptığı işe damgasını vuruyor. Bu tarz bile onu diğerlerinden ayırıyor. Bu noktada önemli olan özgüven, günlük olayları en çarpıcı şekilde iletebilmek. Bunu da anchorman’ler pek iyi başarıyor doğrusu. Nitelikli televizyon haberciliği yıllarca ana haber bültenlerinindeki şöhret kültüründen çok çekti, kanımca hala da çekiyor. Ardı arkası kesilmeyen tekrar görüntüleri, onlara eşlik eden gürültülü efektleri, anchorman’in duygu sömürüsüne tempo tutan soru sorma ve haberi okuma tarzı bu mesleğin saygınlığına büyük darbeler vurdu. Pek çok anchorman haberin kendisiyle değil ekrandaki görüntüsüyle ilgilendi, okuduğu haberleri içselleştirmedi, haberle temasa geçmemiş bir yüz olarak kalıverdi ekranlarda. Metni okudukları prompter kilitleniverdiğinde bir kısmının şatafatlı varlıklarının nasıl da bir mum gibi sönüverdiğine tanık olduk, haberi okuyamadıkları an programı sürdüremediler bile. Ana haber bültenleri dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi eğlence dünyasının bir parçasıdır. İncir çekirdeğini doldurmayan konuları öne çıkaran ya da açıkça belli bir dünya görüşüne angaje kanalların ekrandaki yüzleri de kaçınılmaz olarak bu eğlence dünyasının baş aktörleridir. Anchorman’lerin güçlü varlığı özellikle ABD’de çok yaygındır. “Amerika’nın en güvenilir kişisi” olarak bilenen Walter Cronkite 1962’den 1981’e kadar CBS ana haber bültenini sundu. Bir simge olarak hiçbir kanala transfer olmadı ve cebini doldurmaktan çok televizyon haberciliğine saygınlık getirmeye çalıştı. Sonra onun yerine Dan Rather geldi ve 2005 yılına kadar da aynı kanalın haber sunuculuğunu o üstlendi. Aynı şekilde NBC ana haberde Tom Brokaw yıllarca aynı kanalda kaldıktan sonra 2005’te emekliye ayrıldı. Onun yerine Brian Williams geldi. ABC’de ise Peter Jennings geçkin yaşına rağmen hala anchorman’lik görevini sürdürüyor. Bu isimlerin hepsi çalıştıkları kanallara sadakatleri ile simgeleşerek haberciliği inanırlılık getirdiler. Kuşkusuz bunun ardında müthiş bir finansal başarı da vardı. Aksi takdirde kanallar bu isimleri bunca yıl çatıları altında tutmazlardı. Haberin tabloidleşmesi, sansasyonel ve eğlencelik bir hal alması ana haber bültenlerinin ortak sorunu olarak kaldı. Haberin içeriğinden çok sunucunun imajı üzerinde yoğunlaşıldı. İyi haber okuyan, şişik egosunu haberin önüne koymayan, belli bir ciddiyet ve alçakgönüllükle işini yapan haber sunucuları ise az da olsa hala varlıklarını sürdürüyor. Bütün bu boş gürültüye inat onları ekranlarda görmek doğrusu içimizi biraz olsun ısıtıyor. Bir Not: Sevgili okurlarım, burada altı yıldır aralıksız yazdığım medya yazılarıma artık son noktayı koyma ve sizlere veda etme zamanı geldi. Başka ortamlarda buluşmak umuduyla, hoşçakalın.
Nitelikli televizyon haberciliği yıllarca ana haber bültenlerinindeki şöhret kültüründen çok çekti, kanımca hala da çekiyor. Ardı arkası kesilmeyen tekrar görüntüleri, onlara eşlik eden gürültülü efektleri, anchorman’in duygu sömürüsüne tempo tutan soru sorma ve haberi okuma tarzı bu mesleğin saygınlığına büyük darbeler vurdu. Pek çok anchorman haberin kendisiyle değil ekrandaki görüntüsüyle ilgilendi, okuduğu haberleri içselleştirmedi, haberle temasa geçmemiş bir yüz olarak kalıverdi ekranlarda. Metni okudukları prompter kilitleniverdiğinde bir kısmının şatafatlı varlıklarının nasıl da bir mum gibi sönüverdiğine tanık olduk, haberi okuyamadıkları an programı sürdüremediler bile. Ana haber bültenleri dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi eğlence dünyasının bir parçasıdır. İncir çekirdeğini doldurmayan konuları öne çıkaran ya da açıkça belli bir dünya görüşüne angaje kanalların ekrandaki yüzleri de kaçınılmaz olarak bu eğlence dünyasının baş aktörleridir.
Anchorman’lerin güçlü varlığı özellikle ABD’de çok yaygındır. “Amerika’nın en güvenilir kişisi” olarak bilenen Walter Cronkite 1962’den 1981’e kadar CBS ana haber bültenini sundu. Bir simge olarak hiçbir kanala transfer olmadı ve cebini doldurmaktan çok televizyon haberciliğine saygınlık getirmeye çalıştı. Sonra onun yerine Dan Rather geldi ve 2005 yılına kadar da aynı kanalın haber sunuculuğunu o üstlendi. Aynı şekilde NBC ana haberde Tom Brokaw yıllarca aynı kanalda kaldıktan sonra 2005’te emekliye ayrıldı. Onun yerine Brian Williams geldi. ABC’de ise Peter Jennings geçkin yaşına rağmen hala anchorman’lik görevini sürdürüyor. Bu isimlerin hepsi çalıştıkları kanallara sadakatleri ile simgeleşerek haberciliği inanırlılık getirdiler. Kuşkusuz bunun ardında müthiş bir finansal başarı da vardı. Aksi takdirde kanallar bu isimleri bunca yıl çatıları altında tutmazlardı.
Haberin tabloidleşmesi, sansasyonel ve eğlencelik bir hal alması ana haber bültenlerinin ortak sorunu olarak kaldı. Haberin içeriğinden çok sunucunun imajı üzerinde yoğunlaşıldı. İyi haber okuyan, şişik egosunu haberin önüne koymayan, belli bir ciddiyet ve alçakgönüllükle işini yapan haber sunucuları ise az da olsa hala varlıklarını sürdürüyor. Bütün bu boş gürültüye inat onları ekranlarda görmek doğrusu içimizi biraz olsun ısıtıyor.
Bir Not: Sevgili okurlarım, burada altı yıldır aralıksız yazdığım medya yazılarıma artık son noktayı koyma ve sizlere veda etme zamanı geldi. Başka ortamlarda buluşmak umuduyla, hoşçakalın.
24 Mart 2008, Pazartesi